Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Temmuz Çocukları

Vicdanlardaki sızı... Temmuz Çocukları bir ilk roman. Daha önce iki öykü kitabı yayımlanan Menekşe Toprak, bu kez ustalıklı bir kurgu ve iç içe geçmiş yaşamlarla roman türüne yönelmiş. Almanya, göçmenler, fabrikalar, çekilen sıkıntılar; tanıdığımız, bildiğimiz konular aslında. Özellikle Türk sinemasında bir dönem çekilen filmlerde bu tema yer alır, izleyici de, mutlaka tanıdığı birileri Almanya'da olduğundan, merakla izlerdi. Edebiyatta ise önce Fakir Baykurt'la tanıdık oraları, daha sonra başka bir kuşak geldi, Almanca yazan bu nedenle Alman Edebiyatına dahil olan ama Türklerden bahseden yazarlar; Renan Demirkan, Feridun Zaimoğlu, bu yazarların bazıları... Menekşe Toprak, romanın ana karakterlerinden biri olan Aysu gibi, Türkiye'de doğmuş, sonra Almanya'da okumuş, lise yıllarında tekrar Türkiye'ye dönüp üniversiteye burada devam etmiş. Romanın adı, Toprak'ın Almanya'yı anlatan yazarlardan farkını imliyor. Temmuz Çocukları, bu…

C

Hayatın temel bileşeni olarak: C Çağdaş İngiliz edebiyatının önemli yazarlarından birinin romanı kısa bir süre önce Notos Kitap tarafından yayımlandı. Tom McCarthy Londra'da yaşayan, hemen hemen yazdığı her şeyle ses getirmiş, edebiyat dünyasıyla yakından ilgili, genel sekreteri olduğu INS aracılığıyla manifestolar, yazmış, sergiler açmış çok yönlü bir sanatçı. 2010 yılında Man Booker ve Walter Scott ödüllerinin adayı olan C ise en önemli romanlarından biri. Zadie Smith, Joyce Carol Oates gibi yazarların övgüyle söz ettikleri Tom McCarthy'nin niye büyük bir yazar olduğunu C'yi ancak iki kez okuyarak anlayabileceğimizi düşünüyorum. C adıyla bile tam olarak neyi kastettiğini merak edeceğiniz, romanı okudukça bu soruya bir sürü cevap bulabileceğiniz ve içinden kendinize en yakın olanı seçebileceğiniz bir kitap. Bu romanı öncelikle bireyin olgunlaşıp toplumla uyum sağlamasının anlatıldığı bir bildungsroman olarak okuyabiliriz. Bir bildungsroman olarak C, Serge Carrefax'ın…

Ölümden Beter Yaşamlar

Dipteki yaşamlar... Okudukça dertleneceğiniz, dertlendikçe okumaya devam edeceğiniz, bittiğinde yüreğinizdeki taşın ağırlığıyla bir süre hareket edemeyeceğiniz bir kitap yayımlandı yakınlarda, İlker Aksoy'un Ölümden Beter Yaşamlar'ı. Express ve Roll dergilerinde de yazan İlker Aksoy'un ilk romanı Ölümden Beter Yaşamlar, fakat ustalıklı kurgusu, derin konusu, hiçbir zaman elden bırakmadığı mizahı, farklı farklı anlatım türleriyle göz kırptığı postmodernizmi ve tek bir fazlalık dahi barındırmayan sade diliyle bir ilk romandan çok daha fazlasını sunuyor okura. Yaşamında tek bir gün bile kaderin yüzüne gülmediği Diler'le sistemde var olmaya çalışan üniversite mezunu Âdem Ziya'nın arkadaşlıklarıdır anlatılan. Bu arkadaşlığın kurulması sancılıdır, Âdem Ziya hayatta akıllı olmayı öğrenmeye çalışmaktadır, yaşadıklarından sonra herkesten her şeyden şüphe duyar ama yine de mayasındaki iyilik kısa sürede ortaya çıkar, kendinden çok daha kötü durumdaki Diler gün gelir en yakın …